Gelibolu Tatil Rehberi

Bozcaada'nın Tatil Rehberi Çanakkale Tatil Rehberi Assos Tatil Rehberi Gökçeada Tatil Rehberi Kazdağları Tatil Rehberi Türkiye'nin Tatil Rehberi

Gelibolu Hakkında


Gelibolu antik çağlardan günümüze sanki mitolojide ki rüzgar tanrısı Hermes'in hala daha varlığını hissettiği şehir. Bol rüzgarlı bir o kadar da bol huzurlu Gelibolu... İnsanların kafalarını dinlemeleri ve büyük şehirden kaçışın ortak noktası, sıcacık güneşinin tertemiz kumsallarıyla bütünleştiği, insanlarının cana yakın olduğu denizci Piri Reis'in şehri...

Gelibolu sancağı olduğunda Osmanlı imparatorluğundan bir çok siyaset ve devlet adamını ağırlamış Osmanlının en önemli şehirlerinden birisi. Bir zamanlar Osmanlılarında  sürgün şehri ...

Ege'ye açılmak için gemilerin yapıldığı tershanesi ile denizciler yetiştiren, önemli liman merkezi.

Şimdilerde eski gösterişli zamanlarından uzak ama bir o kadar da huzurun başkenti olan kaygısız yaşanan şehir Gelibolu...

Şehir merkezinde Marmara denizine girip 10 dakika sonra da Saroz da Ege de denize girebileceğiniz ayrıcalıklı bir şehir. 

Gelibolu Yarımadası, Çanakkale Boğazı ile Saroz Körfezi arasında, güneye doğru genişleyerek uzanır. Türkiye'nin kuzey batısında yer alan yarımada, aynı zamanda Avrupa kıtasının güney-doğusundaki son kara parçasıdır. Kuzeyde dar (5 km) Bolayır kıstağı ile Trakya'ya bağlanır. Gelibolu ilçesi, aynı isme sahip yarımadanın kuzey-doğu kıyısında, Çanakkale Boğazı'nın Marmara Denizi'ne açıldığı noktada yer alır.

İyi ve güzel şehir anlamına gelen Galli Polis adıyla anılan Gelibolu’nun tarihte ilk kez Hitit İmparatorluğunun M. Ö 1200’de parçalanmasından sonra, Frigler ve onları izleyen Lidyalılar’ın Anadolu’ya geçişleri sırasında önem kazandığı görülmektedir. M.Ö 545’te Lidya kralı Kroisos, Persler ile yaptığı savaşta yenilince, Persler, Lidya krallığını ortadan kaldırdı. Böylece, Persler Çanakkale boğazı çevresinde üstünlük sağlamış oldular. Daha sonra Gelibolu Spartalı’ların, Makedonyalıların, Bergamalıların, Romalıların, Bizanslıların ve en son da Türklerin hakimiyetine girmiştir.

Gelibolu Yarımadası tarih boyunca birçok kavmin geçiş güzergahı olmuştur. Bundan dolayı stratejik noktalarında bazı istihkamlar kurulmuştur. Gelibolu şehri bugünkü yerinde Roma idaresi döneminde bir kale olarak ön plana çıkmaya başlamıştır. Şehir, Bizans idaresi altında ilk önce Gotlar’ın ardından da Hunlar’ın saldırısına uğramıştır. Kale zamanla önemli bir liman ve ticaret merkezi haline gelmiştir. Arap ordularının İstanbul’a yönelik seferlerinden bu bölge de etkilenmiştir. Haçlılar ise buradan geçerek Anadolu’ya ulaşmışlar ve Gelibolu 1204’te Latinlerin idaresi altına girmiştir.

Bizans’ın son dönemlerinde Ege ve Marmara kıyılarında faaliyet göstermeye başlayan Türkmen beylikleri Gelibolu yarımadasını da hedef almışlardır. Daha sonra Orhan Bey oğlu Süleyman Paşa idaresindeki Osmanlı kuvvetleri imparator Kantakuzenos’un müttefiki sıfatıyla yarımadaya gelmiş ve Süleyman Paşaya Çimbihisarı üs olarak verilmiştir. Burası Osmanlılar için bir dayanak noktası oluşturmuştur. Bağımsız hareket etmeye başlayan Süleyman Paşa bir taraftan Trakya’ya, diğer taraftan Gelibolu yönüne akınlarda bulunmuştur. 1354’te fethi gerçekleşmiştir.Osmanlı hakimiyetinde Gelibolu, Trakya ve Balkanlar’a yönelik akınlarda önemli bir hareket üssü olmuş, Osmanlı orduları için bir geçit yeri ve deniz üssü olarak önem kazanmıştı. İstanbul’un fethine kadar önemli bir askeri deniz üssü olma özelliğini koruyan Gelibolu, Fatih döneminde esaslı şekilde tahkim edilmiş ve 1515’e İstanbul’da Haliç tersanesinin devreye girmesiyle giderek deniz üssü olma özelliğini yitirmeye başlamıştır.
Gelibolu fetihten sonra bir sancak ve sancak merkezi olduğu gibi Rumeli’nin ilk Paşa sancağı da olmuştur. Daha sonra bir denizcilik idare merkezi olarak şöhret kazanmıştır. Osmanlı donanmasının başındaki kaptan-ı derya burayı merkez edinmiştir. II. Murat döneminde Gelibolu’da yapılan 26 eserden 7’si günümüze ulaşabilmiş, Fatih dönemi yapıların da çoğu yok olmuştur.

1915 yılında Gelibolu Yarımadası Çanakkale muharebelerinde bombalanmış ve yer yer tahribata uğramıştır. Bunun ardından şehir, 4 Ağustos 1920’de Yunanlılar tarafından işgal edildiyse de 3 Ekim 1922’de terk edilmiştir. Gelibolu, Cumhuriyet döneminin başlarında vilayet merkezi olmuş, (1923) bu durum 1926’yakadar devam etmiş ve bu tarihte ilçe merkezine dönüştürülmüştür. Bir çok savaş geçirmiş şehir yine sürgün olan Ruslara da bir dönem kapılarını açmış onlara ev sahipliği yaparak ağırlamıştır.


Önemli Telefonlar 1915 Gelibolu Savaşları Gallipoli Campaign 1915 Gelibolu Hakkında Gelibolu Yarımadası ve Savaş Alanları Hamzakoy Plajı Çimpe Kalesi Bayraklı Baba Türbesi Gazi Süleyman Paşa Anıt Mezarı Martı Motel - Güneyli Anzac Günü OYA HOTEL - Gelibolu Uzaklıklar Gelibolu Savaş Müzesi Güneyli Sahil Nasıl Ulaşılır Dumlupınar Denizaltısı Şehitlerini Anma Orfoz Otel-Güneyli Gelibolu'da Mevsim Neler Yapmalı-Neler Almalı
Gelibolu Hakkında, {Param1} Tatil Rehberinde